İtalya’nın Apulia ve Basilicata bölgeleri sayısız sürpriz ve değer saklıyor. Bu bölgede öne çıkan en dikkat çekici şehirler arasında Bari, Matera ve Alberobello var; her biri kendine özgü bir atmosfere ve tarihî birikime sahip.
Bari, Apulia’nın başkenti, Adriyatik kıyısında hareketli bir liman kenti. Şehir, antik ve modern mimarinin büyüleyici bir karışımını sunuyor. Bari Vecchia olarak bilinen tarihi merkez, ziyaretçileri dar sokaklarda dolaşmaya ve Romanesk St. Nicholas Bazilikası ile ortaçağ kalesine hayran kalmaya davet ediyor. Bari ayrıca canlı sahil yürüyüş yolu ve özellikle taze deniz ürünleriyle ünlü lezzetli mutfağıyla da dikkat çekiyor.
Matera, Basilicata bölgesinde yer alıyor ve antik Sassi’leriyle—kireçtaşı kayalıkların içine oyulmuş mağara evleriyle—meşhur. Bu benzersiz tarihî yerleşim UNESCO Dünya Mirası alanı ve pek çok filmin çekimlerinde kullanılmış. Matera, insanların bu kaya oyma evlerde yüzyıllar boyunca yaşadığı zamanlara doğru büyüleyici bir geri dönüş hissi veriyor. Güzelliği ve tarihi nedeniyle Matera 2019’da Avrupa Kültür Başkenti seçildi.

- Sassi di Matera: UNESCO listesinde yer alan antik mağara yerleşimleri Matera’nın kalbini oluşturuyor. Kayaya oyulmuş taş evler, kiliseler ve geçitler binlerce yıldır yerleşim görmüş. Sassi içinde yürümek, zamanda geriye adım atmak gibi.
- Casa Grotta di Vico Solitario: Korunmuş bu mağara evi, geçmiş yüzyıllarda Matera sakinlerinin hayatının nasıl olduğuna dair bir fikir veriyor; eski sakinlerin sade ve rustik yaşam tarzını gözler önüne seriyor.
- Chiesa di Santa Maria de Idris: Bir uçurumun içine oyulmuş küçük ama etkileyici bir mağara kilisesi olan yapı, eski freskleriyle dikkat çekiyor ve Sassi ile çevredeki manzaraya muhteşem manzaralar sunuyor.
- Palombaro Lungo: Piazza Vittorio Veneto’nun altında bulunan bu devasa yeraltı sarnıcı, bir zamanlar Matera’nın su toplama sisteminin parçasıydı. Ziyaretçilerin keşfedebileceği gerçekten bir mühendislik harikası.
- Cattedrale di Matera: İki Sassi bölgesi arasındaki sırt hattında yer alan Matera Katedrali, şehir üzerinde muhteşem manzaralar sunan 13. yüzyıl Romanesk bir katedral; içeride ise etkileyici dinî sanat eserleri bulunuyor.
- Museo Nazionale d’Arte Medievale e Moderna della Basilicata: Bu müze, bölgede üretilmiş eserler de dahil olmak üzere ortaçağ ve modern sanata ait bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor; böylece Matera’nın kültürel tarihini daha derinden anlamanızı sağlıyor.
- Murgia Materana: Şehrin hemen dışında yer alan bir doğa parkı; yürüyüş rotaları ve antik kaya kiliseleri sunarak bölgenin tarihöncesi ve ortaçağ geçmişine dair bir bakış sağlıyor.
- Piazza Vittorio Veneto: Şehir merkezindeki bu meydan, Matera keşfinize başlamak için harika bir nokta. Buradan Sassi manzaralarını izleyebilir ve Palombaro Lungo gibi yakın cazibe merkezlerini gezebilirsiniz.
Güney İtalya’nın eski kenti olan Matera, James Bond filmi No Time to Die (2021) içinde yer almasıyla uluslararası dikkatleri üzerine çekti. Tarihî Sassi mağara yerleşimlerinin nefes kesen fonu ve kıvrıla kıvrıla uzanan sokakları, filmdeki aksiyon dolu bir sahne için adeta biçilmiş kaftandı. Filmin açılış sahnelerinde Bond’un efsanevi Aston Martin DB5’ini Matera’nın dar sokaklarında sürdüğü görülüyor; antik taş mimarinin fonunda yüksek tempolu bir araç kovalamacasına girişiyor. Bu sinematik görünüm, Matera’nın önde gelen bir turistik destinasyon olarak profilini daha da yükseltti.
Alberobello, UNESCO listesinde de yer alan kendine özgü trulli evleriyle tanınan şirin bir kasaba. Harç kullanılmadan inşa edilen konik taş çatılı bu beyaz, yuvarlak evler, dünyanın dört bir yanından turistleri çeken masalsı bir atmosfer yaratıyor. trulli tarihinin 14. yüzyıla kadar uzandığı düşünülüyor; o dönemde çiftçiler için basit barınaklardı. Bugün Alberobello, Apulia’nın geleneksel mimarisinin bir simgesi ve bölgenin en popüler turistik destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor.

Bu şehirlerin her biri, tarih, mimari ya da sadece Güney İtalya’nın güzelliğiyle ilgilenseniz de unutulmaz deneyimler sunuyor.
Apulia bölgesi; Puglia olarak da bilinir; sadece büyüleyici şehirleriyle değil, etkileyici doğal manzaralarıyla da öne çıkar. Adriyatik Denizi boyunca uzanan kıyı şeridi, pırıl pırıl sular ve güneşlenmek ile yüzmek için ideal güzel kumlu plajlara sahip. Bölgenin kuzeyinde yer alan Gargano National Park, dramatik kayalıkları, yoğun ormanları ve çeşitli yaban hayatıyla doğa tutkunları için adeta bir cennet. Ayrıca bölge, İtalya’nın en kaliteli zeytinyağı ve şaraplarını üreten geniş zeytinlikleri ve bağlarıyla da ünlü. Ziyaretçiler, bölgenin tarımsal mirasına dair bir fikir veren masserie’lerle (geleneksel çiftlik evleri) noktalı sevimli kır manzaralarını keşfedebilir. Sadeliği ve özgünlüğüyle bilinen yerel mutfak; orecchiette makarna, taze burrata peyniri ve Primitivo ile Negroamaro gibi bölgesel şaraplar ile öne çıkıyor. Doğal güzellik, zengin tarih ve lezzet şöleninin bu birleşimi, Apulia’yı her gezgin için mutlaka görülmesi gereken bir destinasyon haline getiriyor.




